Güvenli Ulaşım Teknolojileri Derneği kuruldu

Trafik kazalarının önlenmesi için taşıt üstü ve harici teknolojilerin etkin kullanılmasını amaçlayan derneğimiz, 28 Mayıs 2025’te resmî kuruluşunu tamamladı.

28 Mayıs 2025 tarihinde resmî kuruluşunu tamamlayan Güvenli Ulaşım Teknolojileri Derneği, Türkiye’de trafik kazalarının önlenmesi, güvenli ve sürdürülebilir bir ulaşımın sağlanabilmesi için taşıt üstü ve harici teknolojilerin etkin kullanılmasını sağlamak amacıyla kuruldu. Güvenli ulaşım teknolojileri alanında farklı uzmanlıklara sahip kuruculardan oluşan derneğin başkanlığını, Sürdürülebilir Karayolu Taşımacılığı Danışmanı ve Üsküdar Üniversitesi Öğretim Görevlisi Özgür Şener üstlendi.

Derneği neden kurduklarını, amaç ve hedeflerini Taşıma Dünyası ile paylaşan Özgür Şener, güvenli ulaşımı şöyle tanımladı:

Güvenli ulaşım, başta insanlar olmak üzere trafikteki tüm canlıların sağlık bütünlüğünü koruyan, başta doğal kaynaklar olmak üzere tüm kaynakların verimli kullanımını sağlayan bir sistemler bütünüdür.

“Trafik kazaları ülkemizde büyük can ve mal kayıplarına sebep oluyor. Yaptığımız saha çalışmalarında, teknolojinin etkin kullanımı ile trafik kazalarının önlenebildiğini gördük. Ülkemizde tehlikeli madde taşımacılığı yapan uluslararası bir firmada taşıt üstü yapay zekâ destekli donanım ve yazılım kullanımı ile Türkiye’nin tüm yollarında gerçekleştirilen yaklaşık 80 milyon kilometre ve 2.600 günün üzerinde bir süredir firmanın sürücülerinin kusurlu olduğu bir trafik kazası gerçekleşmemiştir. Bu uygulamaların başarısı, ülkemizde güvenli ulaşımın sağlanabilmesinin mümkün olduğunu göstermektedir. Derneğimiz bu kapsamda yapılacak tüm kamu ve özel sektör çalışmalarına destek verecek bir sivil toplum kuruluşu olacaktır.”

Güvenli ulaşım teknolojilerine taşıt içi ve harici kamera sistemleri, araç takip cihazları, sensörler, yapay zekâ destekli analiz sistemleri ve bu sistemlerin yönetilebileceği yazılım ve portal altyapıları, sürdürülebilir mobilite sistemleri ile akıllı şehircilik teknolojileri örnek gösterilebilir.

2023’te 6.548, 2024’te 6.351 kişiyi trafik kazalarında kaybettik

Özgür Şener, 2024 yılında meydana gelen trafik kazaları ve sonuçlarına ilişkin verileri de aktardı: Türkiye’de 32 milyonun üzerinde taşıt ve bu sayının üzerinde sürücü belgesine sahip sürücü bulunuyor. 2024 yılında karayolu ağında toplam 1 milyon 444 bin 26 trafik kazası meydana geldi. Bu kazaların 1 milyon 177 bin 172’si maddi hasarlı, 266 bin 854’ü ise ölümlü ya da yaralanmalı kazalardı. Kazalarda 6.351 kişi hayatını kaybetti, 385.117 kişi yaralandı.

Trafik kazalarının ekonomiye maliyeti 350 milyar TL’yi aşıyor

Geri döndürülemez kayıpların yanı sıra trafik kazaları ülke ekonomisine de ciddi zarar veriyor. Emniyet Genel Müdürlüğü yetkililerinin paylaştığı resmî rakamlara göre 2021 yılında trafik kazalarının yarattığı ekonomik kayıp 108 milyar TL oldu. Bu veriden yola çıkılarak 2024 yılı için 350–400 milyar TL arasında bir mali kayıp öngörülebiliyor.

Derneğin çalışma alanları

Güvenli ulaşım için kamuoyu oluşturmaya yönelik aktif çalışmalar yürüteceklerini vurgulayan Özgür Şener, şunları söyledi: “Güvenli ulaşım teknolojilerinin kullanımının önemini ve faydalarını devletin ilgili kurumları, toplum, özel sektör, akademi, sivil toplum ve medya ile paylaşmak istiyoruz. Gerekli kamuoyunu oluşturmak için kurs, seminer, konferans ve paneller düzenleyecek, yapılan çalışmaları duyurmak için gazete, dergi, kitap ve bülten gibi yayınlar hazırlayacağız. Dünyada aynı alanda faaliyet gösteren dernek ve sivil toplum kuruluşlarıyla iş birliği yaparak bu alandaki en güncel bilginin ülkemize getirilmesini ve ülkemiz yararına kullanılmasını sağlayacağız.”

Güvenli ulaşım her birey için temel bir haktır

Özgür Şener, trafik kazalarının sosyal hayatı, ekonomiyi ve çevreyi olumsuz etkilediğini belirtti. Kazaların toplumsal boyutta can kayıplarına, ömür boyu izleri kalan ciddi yaralanmalara, manevi hasarlara ve kişilerin güvenli seyahat haklarının ellerinden alınmasına; ekonomik boyutta kullanılamaz hâle gelen araç ve ekipmanlara, hasar gören yol ve yol bileşenlerine, iş ve iş gücü kayıplarına, tazminat ve sigorta maliyetlerine; çevresel boyutta ise kısıtlı doğal kaynakların gereksiz kullanımına ve tehlikeli maddelerin toprağa ve havaya karışmasına yol açtığını ifade eden Şener, “Derneğimiz gerçekleştirdiği faaliyetlerle tüm bu olumsuzlukların azaltılmasına destek olacaktır” dedi.